Nicole Restaurant

Nicole Restaurant, “fine dining” olarak tanımlanan butik bir şef lokantası. Şeflerimiz Kaan Sakarya ve Aylin Yazıcıoğlu, yıllarca Michelin yıldızlı olanlar dahil pek çok restoranda çalışmalarının ardından Nicole’u açmaya karar vermişler. Restoranımız, Pazar hariç olmak üzere her gün 19:00-21:00 arası açık.

IMG_5603

Burada sabit bir menü yok, 6 haftada bir mevsimine göre değişen ve sitedeki ilk yazımızda tanıttığımız Feriköy Organik Pazarı‘ndan alınan organik sebze ve meyveler, Balık Pazarı’ndan gelen taze deniz ürünleri, elle toplanan mantarlar, özenle seçilmiş peynirler, üst kalite etler ile hazırlanan yemeklerin oluşturduğu iki çeşit tadım menüsü mevcut. Bu yemeklerin sunulması Kaan Sakarya’nın sorumluluğunda. Aylin Yazıcıoğlu ise özel olarak imal ettiği ekmekler, dondurmalar, tatlılar ve çikolatalar ile yemeğinizi mükemmel bir final ile taçlandırmanızı sağlıyor.

Nicole’da keşif menüsü 170 TL, Nicole menüsü ise 195 TL, şarap eşleşmeli olarak menüleri tatmak isterseniz, sırasıyla, 130 TL ve 160 TL’yi daha gözden çıkarmanız gerekiyor. Toparlamak gerekirse, şarap eşlemeli menüler 300 ve 355 TL olarak fiyatlandırılmış durumda.

Restorana adımınızı atar atmaz, farklı bir dünyaya geçmiş gibi hissediyorsunuz. Her yerden kalite ve özen fışkırıyor, kapıda karşılanıyor ve rezerve ettiğiniz masanıza yönlendiriliyorsunuz. Manzara nefis. Masanızla ilgilenecek garson geliyor, kendini tanıtıyor, ne istediğinizi ve herhangi bir ürüne karşı alerjiniz olup olmadığını soruyor. Bizler şarap eşleşmeli keşif menüsü tercih ederken Süray’ın zencefile karşı alerjisi olduğunu belirtiyoruz. Birkaç dakika sonra Kaan Bey ve Aylin Hanım masamıza geliyorlar, alerjinin boyutları hakkında bilgi alıp, menüde yalnızca tek bir öğünün az miktarda zencefil içerdiğini ve masamıza özel olarak düzenleme yapacaklarını söylüyorlar. Ardından şölen başlıyor.

IMG_5554

Ekmek sepeti önümüze getiriliyor, içinde çeşit çeşit ekmek var, istediğimizi seçiyoruz. Ardından gelen keçi sütü tereyağı güzel bir tadım hoşluğu yaratıyor.

IMG_5551

Tek lokmalık atıştırmalıklar ile midemiz gelecek yemeklere alıştırılıyor.

IMG_5557

İlk yemeğimiz marine palamut, yanında reyhan, turp ve greyfurt parçaları ile servis ediliyor. Marinasyon başarılı, palamut apayrı bir havaya bürünmüş, ağızda çok hafif. Yemeğin eşleştiği şarap Vinkara Narince 2012, Sommelier Berat Can Tuncay tarafından sunuluyor; şarabın özelliği ve neden bu yemekle eşleştirildiği anlatılıyor. Tabii şaraba ilgimiz olduğunu söylerek biraz sohbet ettik; Berat Bey gerçekten konusunda bilgili ve kendini yetiştirmek isteyen bir şarap sevdalısı.

IMG_5560

İkinci sırayı focaccia ekmeği üzerinden sunulan domatesli karides aldı. Yemeğe müthiş bir mangal tadı sinmişti, ilk ısırıkta bayıldık. Gecenin unutulmayanlarındandı. Bununla beraber Vinkara‘nın Hasandede 2014‘ü sunuldu. Hasandede, yeniden hayat verilen yerel üzümlerimizden biri, çok da hoş bir şarap ortaya çıkmış, işlendikçe daha da parlayacak. Önümüzdeki rekoltelerini denemek için notumuzu aldık.

IMG_5574

Cotes D’Avanos Narince Chardonnay 2014 ile sunulan salatalıklı gazpacho çorbası ile damaklarımız ferahlıyor. Bu yemeği bizzat Aylin Hanım masamıza gelip de sunuyor; yemekte zencefil olduğunu ancak Süray’ın çorbasını zencefilsiz şekilde hazırladıklarını, yine de tadına bakmak isterse diye bir miktar zencefil sosundan getirdiğini söylüyor. Yemek ve lezzetler bir yana, şeflerin güleryüzlü, samimi ve ilgili tavırları çok hoş.

IMG_5577

IMG_5576

Ana yemekler de seçimlerimiz farklılaşıyor, ben kuzu gerdan da karar kılarken, Süray minekop yemeyi seçiyor. Bana Prodom Kalecik Karası Öküzgözü 2012, eşime LA Chardonnay 2012 servis ediliyor. Buharda pişen balıktan, yanında sunulan diğer malzemelerle beraber bir lokma alındığında, damağınızda farklı farklı lezzet katmanları oluşuyor. Gerdan ise ayrı bir seviyede, özel bir şey dememe gerek yok, fotoğraf kendini anlatıyor; dışı çıtır çıtır, içi lokum gibi, mükemmel pişirilmiş.

IMG_5581

Tatlı faslına geçmeden evvel kefir, misket limon ve armuttan oluşan atıştırmalık ile damağımızı rahatlatıyoruz.

IMG_5582

IMG_5588

Tatlılar için söylenebilecek tek bir cümle var: “Şov başlıyor.” Türkiye’nin medarı iftiharı tatlı şaraplarından biri olan Kayra Madre 2008 ile sunulan çikolatalı milföy tam bir sanat eseri. Milföy o kadar çıtır ki bıçak ile kesmeye çalışmak tatlıya bir ihanetmiş gibi geliyor, içindeki çikolata sos kıvamında. Ardından gelen şam fıstıklı dondurma ve baharatlı mousse ile sunulan kabak tatlısı, bildiğiniz lezzetlerin, düşleyemediniz hoş bir karışımı.

Yemeğimiz sona erdiğinde, el yapımı çikolatalar eşliğinde türk kahvelerimiz sunuluyor. Tabii biz çikolataları yerken yüzlerimiz de kocaman bir gülümseme de yerini almayı ihmal etmiyor. “Fine Dining” restoranlarıyla ilgili pek çok kişiden duyduğum bir şey var; “Ya bırak, doymuyorsun oralarda.” şeklinde bir serzeniş. Emin olun ki Nicole‘da tam kararında doyacaksınız!

Kaan Sakarya, Nicole’daki yemekleri özgün ancak deneysel değil diye tanımlıyor. Şeflerimizin her platformdan vurguladığı en büyük zorluk istedikleri kalitede malzeme bulamamak. Bu zaten Türkiye’deki kanayan bir yara, tedarik kanalları sorunlu, kaliteli ve doğal malzemeyi çoğu tüketici aramıyor, talep olmayınca onların üreten birileri de kolay kolay çıkmıyor. İyi malzeme için eşinmeniz, araştırmanız, gerekirse üreticileri eğitmeniz gerekiyor. İşte Nicole’un hikayesi kısaca böyle.

IMG_5595

Restorandan ayrılmadan evvel, şaraba ilgimiz olduğunu gören Sommelier Berat Bey, bizleri kava davet ediyor. İçeride biraz geziniyor, hangi şarapların seçildiğine bakıyoruz. Berat Bey, özellikle yerli şaraplardan kav oluşturduklarını, butik üreticilere olabildiğince destek olmaya çalıştıklarını belirtiyor. Aynı tür şarapların farklı rekoltelerini toplayarak, dikey tadım yapmaya ve rekolteler arasındaki farkları görmeye uygun bir kav oluşturmak istediklerini de sözlerine ekliyor.

Nicole, ülke standartları göz önüne alındığında cidden pahalı bir restoran; ancak kötü örnek olanlarından değil; parasını verip, hakkınızı alamadığınız, sizi kazıklamak için yaratılmış boğaz balıkçıları gibi değil mesela. Burası, yediklerinizin ardından ödediğiniz paraya üzülmeyeceğiniz, hak ettiklerini düşüneceğiniz klasmanda bir yer. Şöyle bir öneri bile verebilirim; orta kalite yerlere gitmeyi birkaç ay boyunca erteleyin; kişi başı 50 TL hesap ödeyeceğiniz, o adı sanı olan ancak lezzet bakımından bir şey vaad etmeyen cafelerden vazgeçin, evde hafif bir şeyler atıştırmaya bakın. Tasarruf ettiğiniz para ile biz kez olsun Nicole‘a gidin. Feragat ettiklerinizi kat be kat aşan bir yeme tecrübesi sizi bekliyor olacak.

One comment on “Nicole Restaurant”

  1. Winesarap dedi ki:

    Güzel tanıtım olmuş..ama anlamadığım onca tadımı yemeği keyifli şarap yudumlamalari sadece 2 saate sigdiriyorlarsa açılış ve kapanış sadece 2 saat anlamadım? ???

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir