Chateau Kalpak

IMG_5272

Bülent Kalpaklıoğlu’nun şarap üretim serüveni Araklı’daki bağında 1991 yılında başlamış, dile kolay, yıllarca denemiş de denemiş, kafasına yatmayınca tekrar denemiş! 2003’te ise Chateau Kalpak’ı kurmuş ve çevresine bugünkü şaraplara hayat veren bağları dikmiş. Yeni bağ alanına dikilecek Cabernet Sauvignon, Merlot, Cabernet Franc ve Petit Verdot klonları bölgenin özellikleri göz önüne alınarak özenle seçilmiş, bize söylendiğine göre üzüm tanelerinin küçük olması gözetilmiş ki içerikleri daha konsantre ve yoğun olsun.

IMG_5284

IMG5243

Bağların muntazam bir görüntüsü olduğu hemen fark ediliyor, tabii bu durum doğanın mucizesi değil, asmaların yer alacağı bölümler lazerle işaretlenip, istenilen aralıklara göre tek tek dikilmişler. İlk kez 2010 yılının mahsülü ile şarap yapılmasına karar verilmiş. Fıçılarda güzellik uykusuna yatan şaraplar, 2013’te piyasa sürülmüş. Kalpak’ın amacı 4 farklı tür üzümden “Bordeaux usulü” kupajlar yapmak; her yıl düzenli olarak piyasa sürmeyi planladıkları iki ana markaları var: Kalpak ve BBK, 2011’de ise, tek sefere mahsus bir ürün olan Twin bu ikiliye katılmış.

Chateau Kalpak’ın terasına adım attıktan sonra manzaraya vurulmamak elde değil, deniz seviyesinden 300 metre yükseklikte bulunuyorsunuz; Saroz Körfezi ve Marmara Denizi ayaklarınızın altında. Yüksek rakım üzümlerin geç olgunlaşmasına ve hasadın Ekim ayının ortasını bulmasına sebebiyet veriyor. Şaraphane gezimize Sevgi Tüzel eşlik ediyor. Baştan söylemekte fayda var, Sevgi Hanım mükemmel bir aktarıcı, bizlere üretim sürecinin her türlü detayını anlatıyor, meraklı sorularımıza hiç sıkılmadan tane tane cevap veriyor. Kalpak’taki şaraphane gezisi, şu ana kadarkiler arasında en çok detaya yer verilen anlatımdı, iyice bilgilendik, çok sevdik! Bu güzel sunumun şevkini kaçırmamak için sizlere üretim süreci ile ilgili bilgi vermeyeceğiz.

IMG_5249

IMG_5273

Ancak en önemli hususlardan birini vurgulamak da fayda var, buradaki üretim tesisi yerçekimi sisteminden faydalanıyor, yani üzümler yer çekiminin kuvveti ile yukarıdan aşağı doğru hareket ediyor. Yukarıda fotoğrafını göreceğiniz kapaklı borular işte bu nedenle terasta yer alıyor, bağ bozumundan sonra aletler terasa kuruluyor ve üzümler borular vasıtasıyla aşağıdaki üretim alanına indiriliyor. Bütün hengame üzümler strese girmesin, hırpalanmasın, güzel güzel şaraplar versin diye.

IMG_5250

Kalpak’ın çeşitli alanlarında tablolar görmek mümkün. =) Sanatla iç içeyiz.

Karşınızda mükemmel bir mizansen, bağların kök saldığı, şaraba lezzetini, kuvvetini veren bütün o maddeleri aldığı toprağın katmanlarını camekanın arkasından görebiliyorsunuz. Urlice yazımızı okuyanlar hatırlar, orada da şarabı var eden toprağa dokunabiliyorduk. Kalpak’taki bu bölüm de eşsiz.

IMG_5262

En sonunda fıçılarda dinlenen şarapların yanına uğruyor ve “Şişeleme zamanına nasıl karar veriyorsunuz?” diye soruyoruz; Sevgi Hanım, Bülent Bey ve önolog Akın Gürbüz ile beraber düzenli olarak fıçılardan örnekler alıp, tadımlar yaptıklarını, şarabın istenilen seviyeye gelip gelmediğine dair herkesin puan verdiğini belirterek puanlarda ortak bir yükseliş ve bu yükselişte istikrar yakalandığında şişeleme kararının verildiğini dile getiriyor. Bülent Bey’in puanı iki ile çarpılmıyor mu, ne de olsa adam Patron diyoruz takılmak için, başlarda tahmin ettiğimiz gibi Bülent Bey’in oyunun ağırlığı daha yüksekmiş ama sonradan durum değişmiş ve eşit oy prensibine dönülmüş. =) Demokrasi!

IMG_5265

Sıra geldi tadıma, masada yerimizi aldığımızda her şeyin hazırlanmış olduğunu görüyoruz. Şaraplar daha biz daha üretim alanındaki gezimize başlamadan önce açılmış ve havalandırılmış. Bülent Bey de ekibimize katılıyor ve 2011 rekolteli üç şarabı kör bir şekilde tadıyoruz.

IMG_5270

Şaraplar birbirinden güzel, hayran oluyoruz, böyle kırmızıların ülkemizde üretiliyor olması harika. Favorilerimiz Twin ve Kalpak oluyor. Tanenlerin damağımızdaki kadifemsi okşamaları şu an bile aklımızda. Fazla uzatmadan, 2015 Yılının En İyi 10 Yerli Şarabı listemizde de yer alan bu şahane kırmızıların tadım notlarını alıntılıyorum: “Mükemmel olgunlaşmış üzümler, titiz bir üretim süreci ve yerinde fıçı kullanımı sonrasında ortaya çıkan şarapları yudumladığınızda, ipek eldivenin içerisindeki demir yumruğu hissediyorsunuz; zerafet ve kuvvet bir arada.”

IMG_5245

Ancak kötü bir haberimiz var; maalesef 2011 rekolteli Kalpak ürünleri tükenmiş durumda. 2010 rekoltesinden şarap almak isterseniz de bekleme listesine adınızı yazdırıyor ve her ay sınırlı sayıda satışa sunulan ürünleri sıranız gelince alabiliyorsunuz.

IMG_5287

Bu kadar şarap konuştuk, biraz da Bülent Bey’den bahsetmemek olmaz; kendisi gayet neşeli ve konuklara takılmayı pek seviyor. Ancak o gülen yüzün arkasında mükemmeliyetçi ve zor beğenen bir karakter olduğunu fark etmek zor değil, onun bu karakteri ne mutlu ki şaraplara da yansımış… Bağını, üzümlerini en iyisi olması için zorlamış, en ufak ayrıntıyı bile gözden kaçırmamış, çıtayı yükseğe koymuş ve ortaya lezzetiyle baş döndüren şaraplar çıkarmış. Şerefinize Bülent Bey! Şerefinize Kalpak Ailesi!

2 comments on “Chateau Kalpak”

  1. Alp AÇIK dedi ki:

    Bütün Château Kalpak Rekoltelerini ve tatmamış olduğunuz “Cabernet Franc-Merlot, 2010” ve “Kalecikkarası-Merlot 2010” ürünlerini bulabileceğiniz bir restaurant olduğunu biliyor musunuz?

    1. Adım Adım Gurme dedi ki:

      Alp Bey, adınızı google’da aratınca Ulus 29 karşıma çıktı, kastınız bu mekan herhalde. =)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir