Gali

Aileden şarapçı olmayan bir çiftin, bu işe gönül vermesinin tek açıklaması olabilir: Kocaman hayalleri vardır! İşte Nilgün ve Hakan Kavur böyle bir ikili; çıtayı da yükseğe koymuşlar, amaç Bordeaux’un Pomerol ve St. Emilion bölgelerindeki şarapların kalitesini yakalayabilmek.

IMG_5295

Böylesine bir amaç için ilk iş doğru teruarı seçmek, yapılan araştırmalar ve geziler sonucunda mikroklimatik yapısı Bordeaux’a benzediği için Gelibolu yarımadasının ana karaya bağlandığı Doğan Arslan mevkinde karar kılınmış ve 2007 yılında asma fidelerinin dikimi gerçekleştirilmiş; üretim felsefelerinin yansıması olarak bağların %78’i Merlot, %14’u Cabernet Franc ve %8’i Cabernet Sauvignon. İyi tarım uyguluyorlar, ilaçlar mümkün olan en düşük dozlarda kullanılıyor ve kesinlikle sulama yapılmıyor. İlk ürün 2009 yılında alınmış ve 2011’de şişelenmiş.

IMG_5304

Zamanımızın tümünü Gali bağlarının içerisinde geçirdik, şaraphaneye bu seferlik uğramadık. Nilgün Hanım bizi karşıladı ve rehberlik etti, Hakan Bey arada gelip selam verdi. Gali’nin bağları sit alanı içerisinde, Çanakkale savunması için inşa edilen kimi mevziler burada mesela, ancak tam da bu nedenle imar izni alamamışlar ve şarap üretim tesisi 13 kilometre uzaklıktaki Evreşe’de kurulmuş.

IMG_5297

Tepede ve engebeli arazide yer alan, araba ile ulaşması kolay olmayan bağlar müthiş panaromik manzara sunuyorlar, tek karede Çanakkale Boğazı ve Saros Körfezini görebiliyorsunuz. Güneş tepemizde olmasına rağmen durmayan esinti etrafı serinletiyor. Nasıl anlatsak bilemiyorumuz, pek çok bağ gördük ama Gali’nin bağları özel, içinde olmak, asmalara dokunmak, üzümleri okşamak muazzam keyif. Tabii bu keyif hasat zamanı zorluğa dönüşüyor, yol engebeli olduğu için yalnızca küçük kamyonlarla bağlara gelinebiliyor ve üzümler toplanıp azar azar şaraphaneye götürülüyor. Buna karşın, Nilgün Hanım verilen emeği anlattıkça Gali Şaraplarına olan sevgimiz artıyor çünkü kolaya kaçılmadığını, ter atmaktan çekinilmediğini anlıyoruz.

IMG_5294

Gidip daha rahat işlenebilecek ve yol üstü bir bağ da alınabilirdi tabii ki ama onlar aradıkları teruarı burada bulmuşlar ve koşullar ne olursa olsun hayallerindeki şarap buradan çıkacak diye inat etmişler; amaçlarına bu kadar bağlı ve adanmış üreticilere hayran olmamak elde değil.

Pomerol ve St. Emilion esinlenmesi lafta kalmamış, oraları ziyaret etmişler, şaraplarını götürüp tattırmışlar, fikir ve öneriler almışlar. Hatta gezilerin ertesinde, denesin diye şaraplarını bıraktıkları üreticilerin bir tanesinden sayfalar dolusu mektup gelmiş; ürünü erken toplamışsınız, şöyle yapın, buna dikkat edin, bağlarınızın genç olduğu belli ama müthiş potansiyel barındırıyorlar denilmiş. Dünyaca ünlü Fransız şatolarındaki o büyük üreticilere gidip kendinizi kabul ettirmek kolay değil ama azmedince oluyor işte.

IMG_5299

Teruara güveniyorlar, amaç mümkün olduğunca az müdahele ile doğa ne verirse onu almak. Önologları yok, kısa sohbetimiz sırasında bağ şarabı verir, bana da onu muhafaza etmek düşer diyor Hakan Bey. Bağevinin önüne kurulan tadım masamız zengin, sahilin yakınındaki ceviz ağaçlarından gelen cevizler masamızı süslüyor, Nilgün Hanım, ceviz ağaçlarını suyu tutsunlar diye özellikle diktiklerini dile getiriyor. Yine bağların ürünü incir var ki biz hayatımızda böyle bir şey yemedik, yazarken bile ağzımız sulandı.

IMG_5303

Gali’nin farklı yıllardaki ve türlerdeki şaraplarını tadıyoruz, söylememiz gereken tek şey bütün şarapların karakterli olduğu. Bizler gibi ilk baktığınız şey bu his ise Gali’yi seveceksiniz. Fıçı görmemiş ve meyvemsi Evreshelerin içimi keyifli ve rahat.

IMG_5305

2015 Yılının En İyi 10 Yerli Şarabı listesinde yer verdiğimiz vahşi Pure Merlot 2011’e ayrı bir parantez açmalı. Zengin ve kompleks yapısıyla bu kırmızı fazlasıyla vurucu ancak genç, yıllandıkça nereye doğru gideceği, nasıl değişimler geçireceği merak konusu çünkü barındırdığı potansiyel azımsanacak gibi değil. Bu müthiş şarap şu an kavımızda dinleniyor, bakalım hangi özel günde açılacak…

IMG_5306

Ziyaretimiz sırasında piyasaya olmayan ancak artık satışa çıkan 2013 rekolteli özel bir şarap daha var: Eternity yani sonsuzluk. Geç hasat edilen Merlotlardan yapılma bu tatlı şarabı çok beğenmiştik. Gali’nin şarap dünyamıza hediyesi.

infi

Hakan Bey ve Nilgün Hanım misafirperverlikleri, müthiş bağları, mükemmel şarabı yapmak için kendilerini adamaları ile gönlümüzde taht kurdular. Gali’ye yaptığımız ziyaret uyanmak istemediğimiz bir rüya gibiydi, tekrar uğramak için can atıyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir