Datça Şarapçılık

Türkiye’nin dört bir yanındaki şarapçıları gezmek istiyoruz deyince hedef büyük görünüyor ama her zaman vurguladığımız gibi mühim olan varılacak yer değil, yolcuğun ta kendisidir. İşte bu yolculuktaki duraklarımızdan biri de Datça Şarapçılık idi. Ankaralı Hasan ve Meltem İşleyici çifti, emeklilik zamanı gelince Datça’ya yerleşmişler, bakmışlar ki Knidos’un 4000 yıl önceye dayanan bir şarap tarihi var, o zaman bu geleneği tekrardan canlandıralım, bölgedeki asmalara hayat verelim diye akıllarından geçirmişler ve mali sorunlar yaşayan Bursa’nın Zeytinbağı Kasabasında kurulu Bakus Şarapçılığı 2011 yılında devralarak işe girişmişler.

_mg_7934-medium

Datça’nın şarapçılığa el veren, klasik Akdeniz ikliminden farklı tarafı bol rüzgarı ve düşük nemli yapısı. Rüzgar, güneşin batışıyla beraber serinlik sağlıyor ve gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkını artırarak üzümlerin çok yönlü bir şekilde gelişmesine olanak sağlıyor. Düşük nem nedeniyle de aşırı sulamaya ihtiyaç duymayan asmalar derinlere kök salabiliyor.

_mg_7906-medium

Değirmenaltı mevkine gelince yolun iç tarafındaki, artık kullanılmayan, eskimiş, köhne değirmenler dikkatinizi çekecek; bunların tam karşısında ise yepyeni bir değirmen ve çevresine inşa edilmiş binalar göreceksiniz. İşte burası Datça Şarapçılık, dış görünüşü alımlı.

_mg_7897-medium

Binanın iç mimarisi de gayet hoş ve özenli. Kısa bir sohbetin ardından tadım yapmak için bara kuruluyoruz. Kırmızı, beyaz ve pembe şaraplardan 6-7 tanesini deniyoruz. Hatasız ve temiz şaraplar olmalarına rağmen aralarından aklımızda yer edecek herhangi bir örnek çıkmıyor. Ancak fiyatlar uygun tutulduğu için alacağınız şaraptan pişman olmazsınız, lıkır lıkır gider. (Peki siz hangi şarabı satın almayı tercih ettiniz derseniz, cevabımız Cnidus Merlot olacaktır.)

_mg_7887-medium

Tabii bir de şekilli şişede sunulan Grand Reserve‘i var üreticimizin, maalesef tadıma açık olmadığı için nasıl bir şarap olduğu konusunda fikrimiz yok ama fiyatının satışta olan diğer şarapları 2’ye 3’e katladığını belirtmeli.

_mg_7921-medium

Sonrasında bağların arasına dalıp, mini bir gezintiye çıkıyor ve turumuzu şarap üretim alanında sonlandırıyoruz. Gelen misafirlere ise kısa ve uzun tur olarak iki seçenek sunuluyor, isterlerse çalışanlarla etrafı keşfedip, bağcılık ve şarap yapımı hakkında bilgi edinebiliyorlar, keza misafirlerin bağ bozumuna katılmaları için dönem dönem etkinlikler de düzenleniyor.

_mg_7928-medium

Civardakilerin ilgisi nasıl diye sormadan edemiyoruz. Bölgenin kendilerini benimsediği, gelip giden düzenli bir kitlenin oluştuğunu, çevredeki restoranlarda şaraplarının satıldığını öğreniyor ve seviniyoruz. Yöresel şarapçıları ilk önce orada oturanların içiyor olması ve bağrına basması çok önemli, çünkü bunlar küçük montanlı üretim yapan ve Türkiye çapında dağıtım ağları olmayan işletmeler.

Buraya uğrayacaklara önerimiz, terasa geçip şarap ve peynir tabağı söylemeleri, manzaranın keyfini çıkara çıkara yiyip içmeleri. Hatta etinizi falan kendiniz getirirseniz mangal bile yapabilirsiniz, ona da izin var. Mekanın kapıları akşam kapansa bile dışarıda yiyip içenler için saat sınırı yok Teras ana binadan bağımsız ve her daim şarapseverlerin hizmetinde. Şerefe!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir