Wise Wine Selection – Metromarket

Yıllardan beri yazılarını takip ettiğimiz, popülaritesine rağmen mütevaziliğini kaybetmeyen ve tüketicileri kendi doğrularından hareketle nesnel bir şekilde yönlendirmeye çalışan fazlasıyla özel bir insan Vedat Milor; kendisinden ne kadar feyz aldığımızı ve değerlendirmelerinin ne denli ufkumuzu açtığını uzun uzun anlatmaya lüzum yok, yine “fazlasıyla” diyelim ve devam edelim.

Vedat Milor’un bilgi hazinesine hayran olan ve ondan faydalanmak isteyen Metro Toptancı Marketleri “Wise Wine Selection” adı altında yabancı bir şarap seçkisi oluşturmuş; bu seçki yapılırken firma, şarap konusundaki bilgi birikimi ve dağarcığının üzerine Vedat Milor’un önerileri ve yorumlarını eklemiş, onun danışmanlığından faydalanmış. Bu noktada Vedat Milor’un şarap hakkındaki bakış açısını yansıtacak bir derleme yapmayı uygun bulduk.

Milor, Şarapla ilgili birkaç acı gerçek yazısında, “Şaraplar standartlaşmaya başladı. Hangi şarapların yüksek puan aldığı, hangi şaraplara madalya takıldığı belli. Sıradan tüketici ve sözüm ona uzmanlar gövdeli, olgun ve dolgun, meşe kokulu, aromatik, meyvemsiliği reçelimsi ve kuru erik tadı gibi, en azından bayağı olgun meyve lezzeti olan, bir yudumda sizi çarpan şarapları seviyor. Ben şahsen bu tip şaraplara ‘meta şarap’ diyor ve mümkünse içmiyor, su içiyorum.” demekte.

İdeal yaz yemeği ve Beaujolais şarabı yazısında ise “Gercek bir Beaujolais, maalesef kötü şaraplara alıştırılmış Türk damak zevkinin bir şarapta aradığı özelliklerin hemen hemen tam zıddı. Bizler yüksek alkollü, uzun süren maserasyondan dolayı fazla ekstrakt edilmiş, burunda adeta kuru meyve ve cilalı tahta aromalı, bitimi acımsı, asiditesi düşük, taneni yeşil, alkol-meyve-asit-tanen dengesi pek olmayan şarapları içe içe kötü biraya alıştırıldığımız gibi kötü şaraba da alıştırıldık.” dedikten sonra sevdiği şaraplar hakkında ipucu veren “İyi bir Beaujolais bunun tam tersi özelliklere sahip. Düşük alkollü, meyvemsiliği önde, hiç fıçıya girmeyen, hafif gövdeli, ince kabuklu bir üzüm olduğu için yumuşak ve düşük tanenli bir şarap.” sözlerini sarf ediyor. Milor’un atıf yaptığımız bir önceki yazısını da “Şahsiyetli, standart dışı, mineralite ve asidite açısından zengin, alkolü çok yüksek olmayan, makyajsiz ve manipüle edilmemiş şarapları arıyor çok kimse.” cümlesi ile bitirdiğini not düşelim.

Şarap dünyasında trendler ve Türkiye’de şarapçılık yazısında yer alan “Ama söylemek istediğim şu; Batı dünyasında someliyeler yeni arayışlar peşinde. Değişik, farklı ve egzotik şaraplar arıyorlar. Aynı zamanda asidite ve mineralitesi güçlü beyaz şaraplar. Alkolü yüksek olmayan, meyvemsi, zarif, mineralitesi ile öne çıkan kırmızı şaraplar… Benim aşağı yukarı 20 sene önce vardığım noktaya geldi Batılı damakların öne çıkanları.” sözleri de Vedat Milor’un beğenilerine ışık tutuyor.

Ayrıca üstadın Türkiye’nin ödüllü kırmızı şaraplarının değerlendirilmesi yazısında geçen Maalesef şarapçılığımız dünyadaki trendlerin en az 20 sene gerisinde. Dünyada artık devir değişti ve bilinçli tüketici mümkün olduğu kadar naturel, makyajlanmamış, manipule edilmemiş şarap istiyor. Gövdeli ve yüksek alkollü şarapların modası geçiyor, elegan yani zarif ve nüans açısından zengin şaraplar öne çıkıyor. Teruar yani şarabın kişiliği ve belli bir yere ait olması, uluslararası stilde meseyi aşırı yansıtan marangoz şarabı yapmaktan daha önemli. Biyodinamik üretim ve doğal maya kullanımı giderek öne çıkıyor. Herkes Mersin’e giderken biz tersine gidiyoruz.” sözleri belki de bakış açısının özeti niteliğinde.

Son olarak “Wise Wine Selection” tanıtım kitapçığında yer alan ve Vedat Milor’un bu seçkide neyi hedeflediğini anlatan satırlara yer verelim:

“Şarap kültürü bir vizyon gerektirir. Örneğin şarap bir aperatif ya da dijestif olmadığından tek başına değil, yemekle birlikte düşünülmelidir. Şarabı mutfak kültürünün içine entegre etmiş ülkelerin mutfakları yerinde saymaz, gastronomi ve turizm ekonomileri canlanır. Biz de bu portfolyoyu oluştururken seçtiğimiz şarapların zengin mutfağımızın yemekleri ile uyum sağlamasını ön planda tuttuk. Bunu yaparken ölçütlerimiz şarabın teruarını yansıtması, taklit ve makyajlı olmamasıydı.”.

Vedat Milor ile gerçekleştirdiğimiz kısa sohbette de şarapları seçerken özellikle “food friendly” (yemek dostu-eşlikçisi) olmasına özen gösterdiğini belirtti. Ayrıca yabancı şarabın fiyatındaki 1 Euro’nun ithalat kanalıyla Türkiye’ye getirilip satıldığı takdirde yaklaşık 3,5 Euro’ya tekabül ettiğini, bu nedenle yüksek fiyattaki ürünleri ithal edemediklerini, ülkemizdeki alım gücünü ve pazar yapısını gözeterek uygun fiyatına rağmen lezzet olarak rakiplerinin önüne geçen ürünleri tercih etmeye gayret gösterdiklerini ifade etti. (İthal şarapta-fiyatı artıran diğer giderlerin haricinde- %35 ithalat vergisi mevcut.)

“Wine Wine Selection” tanıtımı Nişantaşı’ndaki Room and Rumours’da gerçekleştirildi ve tadılan şaraplara Gastronometro’nun harika atıştırmalıkları ve yemekleri eşlik etti. Tam bir görev bilinciyle hareket eden bizler ise seçkideki hemen hemen bütün şarapları tattık ve notlarımızı aldık. (Alışveriş yaparken çıktısını alıp kullanabilirsiniz. =D)

Öncelikle aşağıda yer vereceğimiz tadım notlarını anlamanıza yardımcı olması için birkaç konuya açıklık getirelim. Tadıma başlar başlamaz içtiğimiz bütün şarapları 3 üzerinden değerlendirme kararı aldık, verdiğimiz notları S(üray) ve D(oğu) baş harflerinin yanında görebilirsiniz. Genel olarak içtiğimiz bütün şarapların ardından kısa kısa notlar tuttuk ve birbirimize tek bir soru sorduk, “Tekrar alır mıyız? almaz mıyız?”. Alıp almama kararında tabii ki fiyat en başta gelen kıstas ancak bu bir tanıtım etkinliği olduğu için maalesef ki şarapların fiyatı belirtilmemişti, bu nedenle değerlendirmelerimizin fiyat unsurunu içermediğini aklınızda tutunuz. Ayrıca, (B)eyaz, (K)ırmızı, (P)embe ve (T)atlı gibi şarap türlerini satırın başında belirttik.

Fransa

(P) Brumont La Gascogne Merlot&Tannat&Syrah, S:1 D:1,8 – Arada kaldık ama nihayetinde almayı düşünmeyiz.

(B) Champalou Les Fondraux, S:2,5 D:2,3 – Asiditesi damağınızı okşuyor, hafif tatlımsı, çok güzel bir şarap. Kesinlikle alınır!

(B) Michel Laurent Sancerre, S:2 D:2,5 – Meyvemsiliği kararında, asiditesi kuvvetli. Alınır.

(B) Brumont La Gascogne Gros Manseng Sauvignon, S:1,5 D:1,5 – Damak tadımıza uymadı. Almayı düşünmeyiz.

(B) Veuve Pelletier, S:1,3 D:1,4 – Maalesef ki bu köpüklü şarap damak tadımıza uymadı. Almayı düşünmeyiz.

(K) Victor Berard Cuvee Prestige, S:0,8 D:1 – Damak tadımıza uymadı. Almayı düşünmeyiz.

(K) Chateau Saint Martin, S:1,8 D:1,3 – Bitişi keyifli. Almayı düşünebiliriz.

(K) Chateau Hannetot, S:1 D:1 – Damak tadımıza uymadı. Almayı düşünmeyiz.

(K) Chateau De Montmal, S:1,7 D:2 – Fena değil. Almayı düşünebiliriz.

(K) Brumont La Gascogne Merlot&Tannat, S:2 D:1,7 – Bitişi keyifli. Alınır.

(K) Andre Vonnier Fleurie, S:2 D:1,7 – Dengeli ve lıkır lıkır içilecek bir şarap. Alınır.

(K) Tardieu Laurent Chateauneuf du Pape, S:3 D:2,7 – Bayıldık. Kesinlikle alınır!

Yunanistan

(B) Estate Argyros Atlantis, S:3 D:2 – Kuvvetli asidite, hoş bi’ meyvemsilik, ferahlatıcı. Alınır.

(B) Estate Argyros Assyrtiko, S:3 D:3 – Sek, diri asiditeye sahip, ferahlatıcı. Kesinlikle alınır!

(T) Estate Argyros Vinsanto, S:2,3 D:2,5 – Tatlılığı hoşumuza gitti. Alınır.

İtalya

(B) Livia Antica di Tufo, S:1,5 D:1,5 – Damak tadımıza uymadı. Almayı düşünmeyiz.

(B) Fonte Frontini Vermentino, S:2 D:2,2 – Baskın bi’ asidite, meyvemsilik geri planda, bitişte hafif acılık mevcut. Alınır ama doğru yemek eşleşmesini bulmalı.

(B) Tessuto Falanghina, S:1 D:1,5 – Damak tadımıza uymadı. Almayı düşünmeyiz.

(B) Alte Rocche Bianche Arneis, S:1,8 D:2 – Farklı bir karakteri var. Asiditesi düşük-orta seviyede ancak yağlı yapısıyla keyifli. Alınır ama doğru yemek eşleşmesini bulmalı.

(K) Cantele Negroamaro, S:2 D:1,7 – Fena değil. Almayı düşünebiliriz.

(K) Fonte Frontini Nero d’Avola, S:1 D:1,3 – Damak tadımıza uymadı. Almayı düşünmeyiz.

(K) Cantele Telero, S:3 D:2,3 – Bayağı beğendik. Kesinlikle alınır!

(K) Cantele Salice Salentino, S:1,8 D:2,1 – Bitişi kuvvetli. Almayı düşünebiliriz.

(K) Colline dei Filari Valpolicella Ripasso, S:3 D:3 – Bayıldık. Kesinlikle alınır!

(K) Marchesi di Barolo Dolcetto D’Alba, S:1,7 D:1 – Eh. Almayı düşünmeyiz.

(K) Laura Romagnelli Lambrusco, S:1,5 D:2,5 – Arada kaldığımız şaraplardan. Ruh halimize göre alabiliriz de almayabiliriz de.

İspanya

(B) Corona de Aragon, S:1 D:1 – Damak tadımıza uymadı. Almayı düşünmeyiz.

(K) Corona de Aragon 3C, S:1,5 D:1,7 – Yüksek asidite, düşük tanen, tam olarak tarzımız değil. Almayı düşünmeyiz gibi.

(K) Monasterio de las Vinas, S:2 D:1 – Fikir ayrılığına düştüğümüz şaraplardan. Almayı düşünebiliriz.

Eğer damak tatlarımızın benzeştiğine inanıyorsanız, şarap seçerken listemizin yardımcı olacağını düşünüyoruz. “Wise Wine Selection” İstanbul’daki neredeyse bütün Metromarketlerde, Türkiye genelinde ise seçilmiş belli başlı şubelerde bulunabilecek; seçki ayrı bir bölümde özel adıyla sergilenecek ve Vedat Milor’un katkıları belirtilecek. Lütfen içtiğiniz şaraplar hakkında bizlere geribildirimde bulunmayı ihmal etmeyin.

2 comments on “Wise Wine Selection – Metromarket”

  1. gökhan dedi ki:

    “Üstat keşke daha uygun fiyatlı şaraplarında iyi şaraplar olabildiğini kanıtlayan bir seçki yapaydı” diyesim geldi Metrodan çıktıktan sonra:)
    Bu bilgiyi sayenizde öğrenmiş olduk teşekkür ederiz..

    1. Adım Adım Gurme dedi ki:

      Rica ederiz. Biz halen metroya gidip de şarapların fiyatlarını inceleyemedik, o nedenle iyi puanlar verdiğimiz şaraplar ne kadar hiç bilemiyoruz. =) Ancak 1 olan fiyatın Türkiye’de 3,5’a yükselmesi çok fena bir durum yani, eli yüzü düzgün şarapların 5 EUR’dan başlıyor desek Türkiye fiyatı 17,5 EUR’a tekabül eder ki güncel kur ile bu şarabın fiyatı en az 70 TL’ye filan tekabül eder.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir