Gordias

Ankaralı olduğumuz için Polatlı’yı biliyorduk ancak Polatlı’nın Kargalı Köyü’nde şarap üretildiğinden uzun bir süre boyunca maalesef haberimiz olmadı. Bu nedenle Gordias ile geç tanıştık. Ardından, doğup büyüdüğümüz şehrin dibinde böyle bir üreticimiz varken ziyaretine gitmezsek ayıp olur diyerek Canan Gerimli’nin kapısını çaldık.

Canan Hanım’ın bağlarının çoğu aileden kalmış, Kargalı Köyü’ndeler. O da madem elimde bağ var dedikten sonra şarap yapımını öğrenmeyi kafaya koymuş. (Bu arada kendisi aslen eczacı ve halen o işi devam ediyor.) Şimdi Bodrum Şarapçılık’ı tanıttığımız yazımızdan bir bölüm alıntılayalım: “Sonra evde kendi kendilerine şarap üretmek için çalışmalar yapmaya başlamış, neyin nasıl olacağını deneme yanılma yöntemi ile çözmeye çalışmışlar. Üretim denemeleri devam ederken Ertan Anlı’nın bu alana yönelik kursu açılmış ve ona kaydolmayı ihmal etmemişler. Bu kurs onlar için çok yararlı olmuş, üretimin incelikleri konusunda Ertan Bey herkese yol göstermiş. Hatta bugünkü Gordias Şarapları’nın sahipleri de o kursun katılımcıları arasındaymış.”

İşte bu yazıda Gordias’ın sahipleri dediğimiz kişi aslında Canan Gerimli, önce bu kursa gitmiş, ardından Bülent Yılmaz Yaltaöz‘den şarap üretimi üzerine eğitim almış, son olarak bağ ve şaraphanenin kurulması sırasında Jean-Luc Colin’in danışmanlığından faydalanmış; kısacası kendisini eğitmek için pek çok şey yapmış. Bu hikayenin devamında, ilk kez 2009 yılında, Gordias etiketli ürünler piyasaya sürülmüş ve Canan Hanım muradına ermiş.

Şaraphanenin kuruluş hikayesi ilginç, Canan Hanım, projesi için devlet desteği ve hibe alabilmek için oturmuş muhasebe öğrenmiş, ardından konuyla ilgili mevzuata vakıf olmuş ve dosyalarını düzenleyip devlet makamlarına sunmuş. Neyse ki emekleri boşa gitmemiş ve amacına ulaşmış, toplam yatırımın yarısı için hibe almaya hak kazanmış. Gordias‘ın küçük ve şirin bir şaraphanesi var, bu yıl meşe fıçı da almışlar ve ilk kez fıçılı üretim deneyecekler. Şaraphane ve bağlar şu an için ziyarete açık değil ama güzel bir tadım odası yapılması için tadilatlar sürüyor, yakın zamanda gelen misafirleri layıkıyla ağırlayabilecekler. Ankaralılar için güzel bir kaçış noktası olacağını düşünüyoruz.

Bağlarda iyi tarım uygulamaları ile yetiştirdikleri Kalecik Karası ve Cabernet Sauvignon bulunmakta, gerektiğinde dışarıdan da üzüm alınıyor. Bölgenin rakımı 1.100 metre, kumlu ve kireçli bir toprak yapısına sahipler. Şu anda üretimle yalnızca Canan Hanım ilgilenmekte, şaraplarını damak zevkine ve ilgisine göre yapıyor. Eczacı olmasından ötürü kimyayla arası iyi, bu da işine yaramış, şarabın kimyasal yapısı üzerine bol bol okuyarak kendisini geliştirmiş.

Gordias‘ın Kalecik Karaları, üzümün karakterini yansıtan ve İç Anadolu coğrafyasından lezzetini almış güzel kırmızılar, eğer bu üzümü seviyorsanız şans vermelisiniz. Cabernet Franc ve Kalecik Karası kupajı ise ilginç ve başarılı bir deneme. Ayrıca iyi bir pembe arayanlar Nana‘yı tatmalı. İçerisinde hafifçe artık şeker bırakılan şarabımız, tatlımsılığı ve meyvemsiliği ile damağı hoşnut eden keyifli bir ürün olmuş. Canan Hanım’ın geleceğe yönelik planları arasında son zamanlardaki moda eğilimlerden olan Kalecik Karası’ndan beyaz şarap yapmak düşüncesi var, bakalım gerçeğe dönüşecek mi?

Bağ ve şaraphanedeki gezimizin ardından Canan Hanım’ın yakın mesafedeki evine geçiyoruz, sohbetin muhabbetin şahı burada yaşanıyor. Yeşillikler içindeki masamız atıştırmalıklarla süslü, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz ve bir şişe Nana’yı hemencecik bitiriveriyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir