Andrea Pirlo, Şarap Gibi Futbolcu

Hani derler ya şarap yıllandıkça güzelleşir diye, bu aslında üretilen şarapların pek azı için geçerlidir. Doğruyu söylemek gerekirse çoğu şarap yaşlanmaya dayanamaz; lezzetini ve karakterini kaybeder. Yıllanacak şarap dedin mi gençken hırçın, kuvvetli ve köşeli olmalıdır. Böylelikle yıllar geçtikçe köşeleri törpülenir, hırçınlığı gider, oturaklı bir hale gelir; gençliğinin o yıkıcı kuvveti yerini olgunluğa ve kendinden emin bir tavıra bırakır. Böyle şaraplar kadife gibidir, dilini, damağını, adeta okşayarak, kayıp gider.

Andrea Pirlo, daha çocukken bütün akrabalarıyla birlikte toplanır ve büyükannesinin bağlarına dalar, hasada yardım edermiş. Böylesine yorucu günlerin akşamına da Pirlo’nun önüne mükafat olarak suyla seyreltilmiş şarap koyarlarmış ve çocuk aklıyla mutlulukla içermiş. Pirlo, o günlerden beri sofrasından şarabı eksik etmemiş.

Pirlo’nun futbol kariyerinde Milan’ın yeri apayrı. 2001 senesinde katıldığı İtalyan deviyle sayısız başarılara imza attı. Şampiyonluklar kazandı, inanılmaz asistler yaptı, şahane goller attı, Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırdı. Takımını adeta bir maestro gibi yönetti. Yaşanan onca şeye rağmen 2011’de işler değişti. Milan, yaşlı olduğu gerekçesiyle Pirlo ile sözleşme yenilemeye yanaşmadı.

Yıllara meydan okuyabilen şaraplar, zaman geçtikçe yeni aromalar açığa çıkarırlar, onunla ilk tanıştığın zamanki kokuları, lezzeti değişir, dönüşür. Şarap, farklı bir karaktere bürünür. Daha doğrusu şarabın gençliğinin izleri oradadır ama artık bunlar geride kalmıştır; yerini olgunluk almıştır.

Pirlo yaşlı olduğunu düşünmüyordu, önünde futbol oynayacak uzun yıllar bulunduğuna emindi. Ne mutlu ki Milan’ın ezeli rakibi Juventus da böyle düşünüyordu ve 32 yaşındaki Pirlo ile sözleşme imzaladı. Siyah Beyazlılar, Pirlo’nun takımlarında oynadığı 4 yıl boyunca şampiyonluğu kimseye kaptırmadılar. Harikaydılar. Pirlo ise izleyenlerin gözlerinin pasını silmeye devam etti. Yaşlandıkça oyununun farklı yönlerini geliştirdi, hep değişti ve hep gelişti. Pirlo, yıllandıkça güzelleşti.

Yıllara meydan okumasıyla, olağanüstü şarapları andırıyordu Pirlo ve belki de tam da bu nedenle doğduğu ve büyüdüğü yer olan Brescia yakınındaki Lombardy bölgesinde yer alan Pratum Coller isimli küçük şaraphaneyi satın aldığı duyulduğunda kimse şaşırmadı. Bundan sonra özellikle Pirlo’nun babası Luigi, bilfiil işin içindeydi; bağlarla ilgileniyor, bütün şarap yapım süreçlerine katılıyordu. Pirlo ise ara sıra şaraphaneyi ziyaret edip, şaraplarını keyifle içiyor, bol bol da arkadaşlarına ikram ediyordu.

Pirlo’nun sponsoru Nike ise onun şarap sevdasına kayıtsız kalamadı ve Tiempo Pirlo isimli özel bir krampon çıkardı. Rengi, Dünyaca ünlü üzümlerden Merlot‘dan esinlenilmişti. Çok şıktı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir