Filtresiz IPA

Başka Galaksiden Bir Bira

Mamma Mia!

Son yıllarda Craft bira dünyasını kasıp kavuran IPA (Indian Pale Ale) furyasına Türkiye’den yeni bir üye olarak Filtresiz IPA katıldı. Sevilen ve pek çok dağıtım noktasında bulunabilen bir markanın IPA şişelemiş olması şahane hareket! Eminiz ki bir sürü kişinin damağı bu sayede IPA ile tanışacak; bira dünyamız genişleyecek ve lezzetlenecek.

IPA deyince yoğun şerbetçiotu kullanımı ve bunun verdiği acılık (bitterness) ile aromatik yapı aklımıza geliyor. Tabii IPA da kendi içerisinde farklılaşıyor, alt türlere ayrılıyor. Her birindeki acılık, aroma yapısı, gövde ve lezzet farklı. Bu biranın içeriğine ve tadına bakınca, yeni dönemin modası New England IPA (NEIPA) ile Session IPA’nın bir karmasınının yapılmak istendiği izlenimine kapıldık. Bu sayede, IPA dünyasına en güncelden, 2020 yılının dünyadaki bira modasına uygun olacak şekilde giriş yapılmış. Tahminimizce bu biranın nihai formülasyonuna ulaşılmadan önce 8-10 tane farklı reçete denenmiş, tadımlar yapılmış, ekip arasında tartışmış ve sonunda piyasaya çıkan bu üründe karar kılınmıştır.

Neticede, ortaya acılığı tam kıvamında (bilenler için IBU’su 40 civarında), alkol oranı %4,8, köpüğü dolgun, damakta yuvarlak, kısacası art arda rahatlıkla iki bardak yuvarlanabilecek bir IPA çıkmış. Bu arada, bira filtre edilmediği ve bu nedenle dibinde maya parçacıkları biriktiği için IPA’daki o puslu havayı ve acılığı tamamıyla alabilmek adına biranın dibini çalkalayıp da bardağa boşaltmak bir gereklilik. Bu nedenle ilk aşamada birayı bardağa fazla köpürtmeden dökmek, sonrasında ise dibinde kalan yoğun sıvıyı üzerine eklemek gerekiyor.

Biranın şişesini çok beğendik! İçerisindeki baskın Galaxy şerbetçiotuna atıf yaparcasına Astronotlarla süslenmiş. Sanki yeni bir gezegene inen astronotlar orada keşif görevini yerine getiriyorlar. Hatta uzay gemisinin iz olarak şerbetçiotu bırakması güzel bir ayrıntı. (Geçmişte yapılan bir geziyi anlatan “Şerbetçiotu Hasadı” isimli yazımızı da okuyabilirsin.)

Aslında, ilk kez bu bira sayesinde IPA ile tanışacaklar da astronotlar gibi kaşif olacaklar diye yorumlayabiliriz. Zira, biz kaşif olduk. Galaxy demişken, biraya tropikal meyve aromaları ile şeftalimsi tadını kazandırdığından bahsetmek lazım. Bu nedenle biramız, soframızdaki bal, limon suyu, portakal suyu ve zeytinyağı ile yaptığımız sosla lezzetlendirdiğimiz Kayısılı Roka Salatası ile müthiş bir uyum yakaladı. Rokadaki acılık, biranın acılığıyla güzel bir birliktelik sergilerken, kayısı ve sostan gelen meyve aromaları, birada benzerlerini buldu. Gözlerimizden kalpler fışkırdı.

Bunun haricinde, birada 4 şerbetçiotu daha var. Beyaz üzüm aromalarının müsebbibi Enigma, Turunçgil ve mango aromalarını veren Citra, tropikal ve reçinemsi tatların sorumlusu Mosaic ve ortaya çıkardığı o güzelim çam kokusuyla insanı masal diyarlarına götüren Simcoe. Ayrıca Arpa, Buğday ve Yulaf maltlarının biraya kazandırdığı tahılımsı notalar, hafif tatlımsılık ve damaktaki kaygan yapı şerbetçiotlarının bitterlığını dengelerken biraya boyut katmış.

Keza biramız çok boyutlu yapısı sayesinde Sucuklu ve Kaşarlı Sigara Böreği, Paprikalı Patates Kızartması ve Baharatlı Mini Tavuk Şişlerdeki baharatsılığı bitter yapısı ve aromatikliği ile dengeliyor. Belirttiğimiz gibi buradaki anahtar kelime baharat. Normalde baharatı yoğun yemeklerle şarap içmek zordur. Şarap, yemeği kaldırmaz. Bu nedenle işin içine baharat girince bira çok daha iyi bir seçimdir. Biranın IPA olması ise daha da iyidir. Çünkü baharatın yoğun tadını biranın acılığı keserken, dantelsi köpükten anlaşılacak güzelim karbonizasyon damağı temizler. Böylece yemekten alınan her lokma daha lezzetli hale gelir.

Anlaşılacağı üzere pek çok farklı yemekle rahatlıkla eşleşebilen bir bira Filtresiz IPA. Tabii biranın tek başına içimi de gayet lezzetli ve dengeli. Bu özellikleri sayesinde elimizde joker denebilecek bir IPA olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Birayı yudumlayacak dostlarımıza şimdiden Şerefe!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir