2021 Yılının En İyi 10 Yerli Şarabı ve Bizi Heyecanlandıranlar

2015 yılından beri yaptığımız listenin, 2021 yılına ait olanına hoşgeldin. İlkin, bu yıla göz atmadan evvel geçmiş yıllara ilişkin (2020, 20192018201720162015) en iyi yerli şarap listelerini inceleyebilirsin. Eski listelerde olan çoğu şarabın güncel rekoltelerinin kalitelerini sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Bu nedenle o listeler hala yol gösterici olabilir.

Listeleme kendi içerisinde herhangi bir hiyerarşi barındırmamaktadır; şaraplar, üreticilerinin isimlerine göre alfabetik olarak sıralanmıştır. Ayrıca, şarapların yaklaşık fiyatlarını yanlarına yazmak istiyorduk ama piyasadaki fiyatlar yerine göre değişiyor; topluca veri elde edebileceğimiz tek bir kaynak yok. Bu nedenle fiyatları eklemekten vazgeçtik.

Şaraplara geçelim!

1) 7 Bilgeler Khilon Fume Blanc 2020

Khilon ile ilk kez geçen yıl tanıştık. Bu sene ise önce Khilon piyasaya verildi, yakın zamanda ona kardeş geldi: fıçıda olgunlaştırılmış Khilon Fume Blanc. Şarabın füme karakteri ön plana çıkarken, vanilya geride kalmış. Kesinlikle soğuk içilmesi gereken bu beyaz greyfurtu hem burun hem damakta hissettirirken, bitişte şeftali ve greyfurt kalıyor. Genel itibarıyla fıçıyla bütünleşmesi harika, meyveler canlı ve hissediliyor.

2) Arda Semillon Rezerv 2020 ve Kayra Old Vine Semillon 2019

Bu yıl iki tane Semillon gönlümüzü çaldı ve onları aynı başlık altında değerlendirmeye karar verdik. Yalnızca iki fıçı üretilen Arda Semillon Rezerv’deki bütün meyve notalarının olgun meyveleri işaret ettiğini belirtmeli. Damakta öyle ahenkli bir tatlımsılık var ki sonrasında mineral ve asidite ile geriye itiliyor ama orada da kalıyor. Özel bir deneme.

Kayra Old Vine Semillon’un burnuna baktığımızda beyaz çiçeklere, kavun, nektarin ve greyfurt gibi meyvelerin eşlik ettiğini görüyoruz. Burundaki hava ilk yudumda damakta da hissediliyor. Ayrıca yağlımsı, canlı bir asidite, gövde ile destekleniyor. Dengesi üst düzeyde kurgulanmış, yıllanma potansiyeline sahip. Bir de şarabın arka etiketinde yazan “deniz esintisi hissi” eşsiz.

3) Chateau Nuzun Cabernet Sauvignon 2015

Uzun süredir Nuzun’u ziyarete gitmiyorduk, bu yıl uğradık. Tadım yaptık ve bu Cabernet Sauvignon’a vurulduk. Her şeyiyle olması gerektiği gibi ve çok iyi yıllanmış. Damakta güçlü ama tanenlerinin yumuşaklığı sayesinde akıcı. Gayet başarılı.

4) Doluca Tuğra Boğazkere 2017

Boğazkerenin tanenleri vahşi ancak işin üzerine eğilen üreticilerimiz, farklı teruar denemeleri, üzüme özel bağcılık teknikleri, doğru fıçı kullanımı ve şişede dinlendirme ile bu tanenleri ehlileştirmeyi başardılar. Artık öyle güzel, dolgun ama ipeksi tanenlere sahip ve damakta akıcı Boğazkereler içiyoruz ki bayılmamak mümkün değil. Bu yılın seçkisine giren Tuğra Boğazkere o şaraplardan bir tanesi. Üzümler Denizli’den geliyor. Şarap, 10 ay boyunca Fransız ve Amerikan meşe fıçılarda olgunlaştırılmış. Burunda ve damakta vişne gibi koyu kırmızı meyveler, çikolata tonları ile karışıyor. Şarap kıvamlı, aromatik yönden zengin, tanenleri yumuşamış, açıldıkça farklı boyutlarını gösteren katmanlı bir kırmızı. Bitişi uzun.

5) Kavaklıdere Pendore Syrah 2018

Syrah denildiğinde, Pendore’den gelen bu kırmızı her daim akıllara gelmesi gereken örneklerden. Yıldan yıla kalitesini koruyan bir şarap. Kırmızı meyvelere, tatlı baharatlar karışırken, olgun tanenler ve diri asidite, kaslı bir gövdeyle birleşerek ortaya büyük bir şarap çıkarmış.

6) Likya Pinot Noir 2019

Kaliforniyalı ünlü şarap yapımcısı André Tchelistcheff’in güzel bir sözü var: “Tanrı Cabernet Sauvignon’u, şeytan ise Pinot Noir’i yarattı.” Cabernet Sauvignon öyle bir üzüm ki ekildiği çoğu coğrafyaya uyum sağlayabiliyor. Bakımı zorlu değil. Buna karşılık Pinot Noir’i istediği toprakla buluşturmak zor. Bakması meşakkatli. En nazlı üzümlerden bir tanesi.

Güzel bir Pinot Noir’in lezzeti ise dillere destan. Sideways’te Miles bu üzüm için boş yere tirat atmıyor. Ülkemizde çok fazla Pinot Noir yetiştirilmese de Likya 2019 rekoltesinde gayet iyi bir örneğine imza atmış. 1.100 metre rakımdaki Elmalı’nın eşsiz teruarı, Doruk ve Burak’ın üzümün nazını çekmesi sayesinde şahane bir şarap ortaya çıkartmış.

7) Paşaeli Çalkarası Kırmızı 2020

Bu şarap, üzümün kabuğundaki doğal mayayla yapılmış ve ardından 8 ay boyunca Fransız meşe fıçılarda olgunlaştırılmasının yanı sıra şişede dinlendirilmiş. Üzümün sınırları zorlanarak, Çalkarası’ndan şahane bir kırmızı üretilmiş. Şarabın rengi hayli açık, meyvemsiliği üst düzey. Çilek damakta patlıyor, hatta çilek reçeli diyelim. Serin içmek lazım. Yerel üzümleri merak edenler, zarif şaraplara ilgi duyanlar için kaçırılmaması gereken bir kırmızı.

8) Taneanda Fenolya Caladoc 2019

Taneanda’nın fenolya’sının ön etiketi asmalar ve üzümlerle süslenmiş. Şarabın %60’ı Fransız meşe fıçılarda 12 ay dinlendirilmiş ve çelik tankta bekleyen kalan %40’lık kısım ile harmanlanmış. Detaylara geçmeden önce uyarıları yapalım. En az bir saat havalandırmalı ve biraz serin içmelisin.

Koyu mor renkli şarabımızdan menekşe, okaliptus, sütlü çikolata ve koyu siyah orman meyvelerine has kokular alınıyor. Damakta kuvvetli, tanenler zarif ama kendini iyi bir şekilde hissettiriyor. Asiditesi orta-yüksek, ağız sulandırıyor. Bitişi uzun. Özellikle vurgulamak lazım ki damakta müthiş bir meyve yoğunluğu var. Zaten bu nedenle şarap havalandıkça farklı yönlerini açık ediyor. Katiyen hızlı içme, saatlere yay. Her yudumda onu duyumsa…

9) Vinaida Derin 2 2020

Urla’ya komşu Gödence, 400 metrelik rakıma sahip olması nedeniyle bambaşka bir teruar ve buradan iyi beyaz şaraplar çıkıyor. Vinaida’nın 2015’te diktiği kendi bağlarından gelen Narince ve Sauvignon Blanc’ı harmanlayarak yarattığı Derin bi’ harika. Organik olarak yetiştirilen üzümlerle yapılan bu beyaz, Narince’nin yağlı ve dolgun karakteri ile Sauvignon Blanc’ın canlılığı ve aromatikliğini aynı potada birleştirmiş. Damakta mineralsi notalar mevcut. 738 şişelik kısıtlı bir üretim.

10) Vinkara Yaşasın Pembe 2018

Klasik yöntemle üretilen Yaşasın’lar yüz akı şaraplarımızdan. Her rekolte lezzetlerini koruyor, hatta üzerine koyarak gidiyorlar. Özellikle Yaşasın Pembe’nin son rekoltesi bugüne kadarkiler arasında en iyilerden biri. Damakta adeta bir cümbüş. Hem kutlamalar hem de farklı yemeklerle eşleşmelerde denenmesi gereken bir köpüklü şarap.

En iyi 10’u yazdık ama bir de 2021 yılında piyasaya çıkan ve bizi heyecanlandıran şaraplar oldu. Bu nedenle yeni bir alt başlık yarattık. Bizi Heyecanlandıranlar diyerek onları üretici isimlerine göre alfabetik olarak sayalım bakalım.

*Akın Gürbüz Natural Wine 2021 – Akın, ilk kez 2020 rekolteli olarak “natural wine” isminde bir turuncu şarap yaparak deneme üretimi gerçekleştirmişti. Güzel bir denemeydi. 2021’daki örneği ise şahane olmuş. Aromalar daha oturaklı ve vurucu, tanen kendini hissettiriyor. Üzüm olarak Sauvignon Blanc kullanılmış ve kükürt eklenmemiş. Bu tür şarapları sevip, sevmemenden bağımsız olarak denemelisin.

*Arcadia Papaskarası Kırmızıdan Beyaz 2020 – Arcadia, Papaskarası’nı kırmızıdan beyaz olarak işledi ve göz alıcı bir etiketle süsledi. Ortaya çıkan şarap diriliği, aromatik yapısı ve mineralitesi ile Papaskarası’nın bu yönteme ziyadesiyle uygun bir üzüm olduğunun kanıtıydı. (Fotoğraf sevgili quirkycork‘un Instagram hesabından alınmıştır.)

*Arda Gala Kırmızı Papaskarası 2020 – 2021 bizler için iyi Papaskarası yaptı ve bu üzümü tanımak için güzel fırsatlar sundu. Çok güzel bir kırmızı. Orta gövdeli, tanenleri yumuşak, asiditesi yerinde, damakta akıp gidiyor. Biraz serin içilebilir. Burunda, kiraz başta olmak üzere kırmızı meyvelere tatlı baharatlar katılıyor. Koklaması keyifli, parfüm gibi. Lıkır lıkır içtiğimiz bir şarap oldu; şişenin nasıl bittiğini anlamadık.

*Asarcık Rose 2020 – Bizim pek kolay pembe şarap beğenmediğimizi listelerimizin takipçileri iyi bilir. Ama bu yıl, Bozburun’da kurulu üreticimiz Asarcık’ın organik tarım prensiplerine dayanarak yetiştirdiği Merlot ve Öküzgözü’nü kupajlayarak yaptığı bu “gastronomik” pembeye bayıldık. Gayet iyi bir yemek eşlikçisi oldu ve somonla uyumu mükemmeldi.

*Büyülübağ Cabernet Sauvignon Wild Fermented 2019 – Büyülübağ’ın Cabernet Sauvignon’u bir klasik olsa da 2019, son yıllardaki en iyi rekoltelerden biri olarak karşımıza çıktı. Burunda siyah meyvelere, üzümün karakteristiğinden gelen yeşil biber ve vanilya ile çikolata katılıyor. Damakta baharat ve meyve dans ederken, tanenler ipeksi, asiditesi kıvamında. İnsanın içtikçe içesinin geldiği bir şarap.

Dönelim şarabımızın bu kısımda yer almasına sebep olan “Wild Fermented” işine. Bu, aslında üzümün kabuğundaki vahşi mayalar fermantasyonu sağlıyor manasına geliyor. Dışarıdan maya eklemesi yapılmıyor. Geçenlerde bu konu üzerine Alp Törüner’le sohbet etme şansı bulduk. Kendisi, vahşi mayayı Avşa Adası teruarının bir parçası olarak görüyor ve teruarı yansıtan şaraplar yapmak istediği için böyle bir tercihte bulunmuş. Tabii “vahşi maya” kullanmak daha zor, bunun için bağa çok iyi bakılması, sağlıklı ve olgun üzümlerin işlenmesi gerekiyor; tabii şaraphanede de dikkat gerektiren bir süreç. Ortaya böyle bir kırmızı çıkarttığı için o vahşi mayalara teşekkür etmek lazım.

*Claros Merlot 2018 – Claros, ilginç bir projenin ürünü. Mendres’te yalnızca Merlot ekili küçük bir bağdan geliyor. Doğal şarap. %100 Merlot’dan yapılmış. Fermantasyonda vahşi maya kullanılırken, filtreleme ve durultma yapılmamış. Mümkün olduğunca müdahalesiz. Damaktaki hissiyatını canlı ve heyecanlı olarak tanımlayabiliriz. Kıpır kıpır. Kırmızı orman meyveleri baskınken, şarabın ferahlatıcı, hoş bir asiditesi var. Orta gövdesi ve yumuşak tanenleriyle içimi akıcı.

*Çakır Somnium Premium Chardonnay 2020 – Urla tarafından gelen bu leziz Chardonnay bizleri şaşırttı. Fıçılı Chardonnay söz konusu ise dengeyi ayarlamak zor olabiliyor. Fıçı kimi zaman baskın kaçabiliyor. Yeni üreticilerimizden Çakır bu şarapta ince ayar çekmiş. Şarabın yağlı ve dolgun yapısı pek keyifli. Özellikle yemek eşleşmesi için insanın elini kuvvetlendiriyor.

*Diren Collection Merzifon Karası 2020 – Tokat usulü baklalı yaprak sarmanın olayı, iç harcının dişe gelen ve hafifçe diri kalmış baklalarla bezeli olması. Bu yemeği piyasaya yeni çıkan Merzifon Karası’yle eşleştirmiştik. Diren, memleketi olan Amasya’nın Merzifon ilçesinden alıp da işlemiş Merzifon Kara’larını. Böyle “Dan!” diye cümleye girdik ama belki de çoğunuz Merzifon Karası’nı duymadı bile. Genellikle zarif tanenli, asiditesi yüksek, orta gövdeli şaraplara hayat veren bir üzüm. Şaraplarının harikulade koyu yakut bir rengi oluyor. Diren, yeni ürünüyle üzümün karakterini iyi bir şekilde yansıtmış; ortaya mutlaka serin içilmesi gereken tam bir yaz kırmızısı, keyif şarabı çıkmış. Merzifon Karası’nı deneyip de sevenler Likya’nın Arkeo serisinde işlediği haline de göz atmalı.

*Öküzgözü Şarapçılık Öküzgözü 1970 2020 – Foça’daki bağlardan gelen ve her yıl çok iyi şaraplara hayat veren Öküzgözü, üzümün yerini benimsediğinin kanıtı. Tabii burada farklılaşmış. Ana vatanından çıkan örneklerine göre daha yumuşak. Şarabımız, üzümün kendine has o vişne röfleli bordo rengiyle dikkat çekiyor. Damakta canlı, tanenleri yumuşak. Kırmızı meyveler, taze dağ otlarına karışıyor. Keyif veriyor.

*Paşaeli Papaskarası 2020 – Listedeki bir diğer Papaskarası. Üzümler Tekirdağ’ın Yağcı bölgesinden gelmiş. Üzümün kalitesi ve olgunluğu damakta kendini hissettiriyor. Belli belirsiz fıçı dokunuş yakışmış. Papaskarası’nın müstesna örneklerinden. Bu şarap da üzümün kabuğundaki vahşi maya ile hayat bulanlardan.

*Pamukkale Anfora Kalecik Karası 2020 – Kapanışı üç farklı Kalecik Karası ile yapıyoruz. İlkin Denizli, Güney’den gelen yalın, temiz ve meyveyi sonuna kadar duyumsayacağın bir örnek. İçmelere doyamıyor insan. Deneyene şarabı sevdirecek kıratta bir kırmızı.

*Tafali’s Kalecik Karası 2019 – Şarabın arka etiketinden alıntılayalım: “Dünyaca ünlü Kalecik Karası üzümü, adını aldığı Ankara’nın Kalecik ilçesinde Kızılırmak’ın iz bıraktığı toprakların mücevheridir aslında… Avuçlardan taşan sımsıkı taneli salkımlar burada eğitimli iki kadın bağcının tecrübeli yılları, itinalı elleri ve zarif hayalleriyle bezenir.” Kesinlikle ilginç, damakta vahşi ve orta gövdeli bir şarap. Kalecik Karası’nın özgün yorumlarından bir tanesi.

*Tomurcukbağ Trajan Rezerv Kalecik Karası 2019 – Bir doğal şarap daha. Bu şarabı içmeden önce elimizle şişeye dokunup şöyle bir baktık, yeterince serinlememişti; tekrar dolaba attık. Şarabın sıcaklığını 14-16 derecelere çektik. Ardından ilk yudumu aldık ama kapalıydı. Bekledik ki havalansın ve açılsın; yaklaşık 45 dakika, 1 saat sonra şarap kendini buldu. Şahane bir hale geldi. Damaktaki diri asidite, ahenkle dans eden ve birbiri ile yarışan kırmızı meyve tonları, hafifçe topraksılık ile karışıyor, zarif olan şaraba farklı boyutlar katıyordu.

Herkese iyi yıllar! Umuyoruz ki 2022, denemediğin ve damağının algısını genişleten yeni şaraplarla tanıştığın bir yıl olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir