Jameson Gara Guzu Brewery Edition

İyi bir nedenim olduğu için sabah 5’te kalkmaktan gocunmadım. Evden bizi havalimanına götürecek otobüse yürürken yağmur yağması ve ıslanmayı da pek sorun etmedim. Nihayetinde bir ilke şahit olmak için yola çıkmıştım. Hikayesi uzun yıllar önce yazılmaya başlanan ve 2020 yılının Ocak ayında Gara Guzu Meşeli‘nin ortaya çıkmasını sağlayan fıçı kardeşliği projesinin bir diğer aşamasına tanıklık etmek için Fethiye’ye gidecektik.

Bu ikiliyi beraber tattığım andaki heyecanım halen aklımda.

Daha havalimanında yüzler gülmeye başladı çünkü dostlarla beraberdim, uçuşun ardından servislerle Sea Me Beach’in yolunu tuttuk. Burada Jameson’ın canımız Gara Guzu’lar ile ortaklaşa ürettiği yeni viskiyi deneyecektik. Ancak viskiye gelmeden önce kumsala varır varmaz buz gibi bir bira içmeliydik ve bardaklarımıza 4C doldurduk. Tabii o yetmedi Twins Cocktail Lab’ın etkinliğe özel tasarladığı şahane kokteyller ile devam ettik. Yavaş yavaş ortam ısınıyordu.

Hafif bir deniz sefasının ardından otellere gidildi; en güzel ciciler giyildi ve güneş batarken yeniden alana dönüldü. Bu arada gördük ki bara yeni viskimiz Jameson Gara Guzu Brewery Edition sıra sıra dizilmişti. Detaylarını anlatacağız ancak söyleyelim ki bu ürünün ortaya çıkması için içerisinde Gara Guzu 4C bekletilmiş fıçılara Jameson konulmuş ve belli bir süre orada bekletilerek biranın aromalarını alması sağlanmış. Dönelim etkinliğimize.

Ringo ringo şişeler!

Bir sahne kurulmuştu ve hepimiz heyecanla ne gösterileceğini bekliyorduk. Sözü alan Jameson marka elçisi Emre Efe, Oğul Türkkan ile beraber sürüden ayrı olmanın ortak noktaları olduğunu söylediği Gara Guzu ailesini yani Ataç ve Akgonca’yı İrlanda’ya, Jameson’ın tesislerine götürdüklerini ve aralarındaki bağın bu sayede güçlendiğini söyledi. Ayrıca, bu yolcuğu kayda alıp düzenleyerek bir kısa filme dönüştüklerini de sözlerine ekledi. Sonrasında sahnedeki ekibe Gözde Akyol Öztürk ve Burak Çelik de katıldı.

İrlanda’ya giriş sonrası muhteşem doğa manzaraları ile başlayan filmimiz, publarda stres atılması ve Jameson tesislerinde üretim kısmının inceliklerinin öğrenilmesi ile devam ediyordu. Burada bir sahneyi anlatmak istiyorum.

Oğul ve Jameson’dan üretim yetkilisi bir beyefendi fıçının başında duruyorlar, karşılarında Akgonca ve Ataç var. Fıçı açılıyor, Akgonca ve Ataç kokluyorlar, ardından fıçıdan biraz viski alıp onlara ikram ediliyor. Tadıyorlar. Tam o sırada Jameson’ın yetkilisi diyor ki “İşte bu sizin viskiniz!”, Ataç ve Akgonca heyecanlanıyor ve duygulanıyorlar. Hatta Akgonca’nın gözlerinden birkaç damla yaş geliyor. Ardından birbirlerine sarılıyorlar. Kısa bir süre sonra da film sonlanıyor. İşte bu an ortamdaki duygu yoğunluğu arşa çıktı. Hepimiz sanki büyülenmiştik.

Olay budur!

Evet, dünya çapında ses getirecek böyle bir proje bu topraklardan çıktığı için duygulandık ve gururlandık. Ama daha çok, hem Jameson hem de Gara Guzu ailelerini tanıdığımız için söyleyebiliriz ki güzel ve özel insanların, çalışmalarının karşılığını alması ve bunu bizlerle paylaşması nedeniyle duygulandık ve bol bol sarıldık.

Bu kısımdan sonra Akgonca’nın yanına gidip tattığınız viskinin sizin olup olmadığını biliyor muyduz diye sordum. Gerçekten de bilmiyorlarmış ve büyük sürpriz olmuş; yani bütün tepkileri doğal ve gerçek. Hatta Akgonca “Aslında ben bayağı gözyaşı döktüm de onları düzenleme yaparken çıkarmışlar.” dedi. İnsan, hayatında kimi zaman geriye dönüp baktığında unutulmaz anları hatırlar; bu anın Gara Guzu ailesi için onlardan biri olacağı aşikar.

Fıçı kardeşleri, malt, bira ve şerbetçiotları aynı karede.

Şimdi viskiyi yakın çekime alalım ve gelelim detaylara. İlkin belirtmek lazım caskmates yani fıçı kardeşliği projeleri Jameson için yeni değil. Bu konuya “Jameson Stout ve IPA Edition” yazımızda yer vermiştik. Ancak yeni olan bir şey var, Jameson markalamayı değiştirdi ve bu tür fıçı kardeşliği projelerini artık “Brewery Edition” adı altında piyasaya sunacak. Ne mutlu ki bu değişim tam da Gara Guzu ile kardeşlik edecekleri bu viskiye denk gelmiş ve tarihte Brewery Edition adı altında çıkan ilk viski bizimki olmuş. Farklı ülkelerdeki bira üreticileriyle bu projeler devam edecek olsa da ilk olduğu için ileride her daim bu işe atıf yapılacak, Jameson Türkiye’nin adı bol bol anılacak. Yani düşünsenize buradaki ekip önce Meşeli gibi bir projeyi yapmış, büyük ses getirmiş. Sonra da bütün şartları zorlayarak süreci tersine çevirip bu sefer Jameson Gara Guzu Brewery Edition’a hayat vermiş. Bunlar bana göre çılgın işler.

Peki bu viski nasıl üretilmiş? Öncelikle Gara Guzu seçkisinde yer alan bütün biralar Jameson tarafına iletilmiş, onlar tadıp değerlendirmiş ve 4C’de karar kılmışlar. Sonra Gara Guzu tarafı ve Jameson ekibi arasında görüşmeler yapılmış; Ataç, biranın formülünü karşı tarafa anlatmış. Bu noktada Jameson ekibi duraksamış, “İçerisinde gerçekten bu kadar çok şerbetçiotu mu kullanıyorsunuz?” diye şaşkınlıklarını belirtmişler. West Coast IPA’lara benzetilebilecek 4C, Columbus, Chinook, Centennial ve Cascade isimli Yeni Dünya şerbetçiotlarından yapılıyor ve anlayacağınız üzere bunlar cömertçe kullanılıyor.

Yeni viskiyi anlamak için 4C’yi iyi anlamak gerekiyor çünkü akıllara “Eh, zaten IPA bekletilmiş fıçılarda yapılan bir Jameson var ve adı da Jameson IPA Edition. 4C, IPA olarak ne fark yaratıyor?” sorusu gelebilir, hatta gelmelidir. (Detay bir bilgi, Jameson, IPA Edition için kullanılan birayı Irish Pale Ale olarak tanımlıyor.) 4C’nin fark yarattığı kısım yüksek acılığı (bitterlığı) ve bolca kullanılan şerbetçiotu nedeniyle dolgun bir aromatik yapıya sahip olması. Zaten bu nedenle fıçı aracılığıyla viskiye daha kuvvetli aromalar aşılıyor. Fıçı demişken, gerçekten de büyülü bir araç. İçine konulan sıvının özütünü alıyor, kendi katmanları arasına saklıyor. Ardından boşaltılıyor ve viskiye o özütü aktarıyor. Adeta ona tatlı bir öpücük konduruyor; viski ise yanaklarına kondurulan buseyi unutmuyor; başkalaşıyor, eşsiz lezzetler kazanıyor. Viski, bira aracılığıyla çeşnileniyor.

Bu da barımız.

Jameson Gara Guzu Brewery Edition için kullanılan 4C’ler İrlanda’da üretildi. Sonrasında Bourbon fıçılara alındı ve üç ay boyunca bekletildi. Ardından fıçılar boşaltıldı. (Maalesef biralar boşa gitti.) Biranın bir kısmını emmiş, aromalarını özümsemiş fıçılara Jameson dolduruldu. Fıçılardaki Jameson’lar 4-5 hafta geçtikten sonra şişelendi. Kısacası, viskiye bira bitişi verildi. Artık yeni viski görücüye çıkmaya hazırdı. Jameson Gara Guzu Brewery Edition toplamda 2.000 kasa, yani 24.000 adet üretilen ve yalnızca Türkiye pazarına özel bir ürün.

Şimdi şişeye biraz daha yakından bakalım. Genel itibarıyla turkuaz ve sarının birlikte olduğu, 4C’nin renklerine atıf yapan bir tasarım benimsenmiş. Boyun kısmında Gara Guzu’nun logosu bulunuyor ve çok şık görünüyor! Jameson logosunun yanında “Four Seas” ve “Four Hops” ibareleri yer alıyor ki bunlar dört şerbetçiotu ile dört deniz meselesine atıf. Bu konuya tekrar döneceğiz.

Devam edersek, meşhur “Sine Metu” deyişinin hemen altında Gara Guzu yazısı bizleri karşılıyor. Bu kısım “Brewery Edition” yazısı ile sonlanıyor. En alttaki şeritte ise “Irish Whiskey” yazısının iki yanını 4C’nin logosu ile birada kullanılan dört tane şerbetçiotunun isimleri kaplıyor.

Pek çok detaya sahip bir etiket.

Şimdi 4C’nin etiketine bakalım ve etiketi tasarlayan Tolga Görgün‘e kulak verelim. “4C, dört ayrı şerbetçiotu barındırıyor. Bunların her biri C harfiyle başlıyor; İngilizcede C harfi “sea” yani deniz kelimesinin okunuşuyla sesdeş. Tipografi ile 4C’yi okutmanın yanı sıra, bu dört şerbetçiotunu denizlerimiz olan Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara ile özdeşleştirme fikri üzerinden eskizlemeye başladım.” diyerek tasarım kurgusunu bizlerle paylaşan Görgün, “4 ile bir yelkenliyi, C ile de bir güneşi temsili olarak vermek, ama göze sokmadan, harflerin illüstratif değerini düşünerek, aslında amacına ulaştığını düşündüğümüz bu çalışma ortaya çıktı.” diyerek sözlerini sonlandırıyor. Keza İrlanda’nın da dört tarafının denizlerle çevrili olması ve Jameson’un logosunda gemi bulunması “Four Seas” meselesi ile 4C’nin denizlere ve yelkenlilere atıf yapan kurgusuyla bütünleşiyor. Her bir detay zeka dolu ve harikulade değil mi?

Her şeyden bahsettik ama yeni viskinin tadından bahsetmedik değil mi? Merak etmeyin, şimdi o kısma geldik. Burunda klasik Jameson aromaları olan hafif tatlı, biraz çiçeksi tonlara 4C’nin alametifarikası diyebileceğimiz çam, reçine, çim, otsu tatlar ve greyfurt başta olmak üzere narenciyeler katılıyor. Damakta da aroma profili benzeşiyor; Jameson Gara Guzu Brewery Edition için tatlımsı ve ferahlık veren bir viski diyebilirim. En keyifli içimi biraz soğutularak veya 1-2 parça buzla olacaktır. Yoksa alkol biraz ön plana çıkabiliyor. Kısacası bu güzellik dört mevsim de içilebilecek, her yönüyle farklı bir ana hitap eden, karakterli bir viski.

Sürecin her bir aşamasında emeği geçenlerin, bu başarı hikayesinin yazılmasına vesile olan herkesin ellerine sağlık. Yapılanlar ileride Türkiye’deki içki dünyasının gastronomik açıdan tarihi yazılırken bahsi geçecek, her tür detayıyla incelenecek işler. Bu projenin Meşeli’den başlayarak özel anlarına şahit olduğumuz için kendimizi şanslı sayıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.